KARİDES

Karides, Avrupa denizlerinde ve Kuzey Amerika kıyılarında yaşayan, kabuklular sınıfından bir eklembacaklıdır. Boyu 5-6 cm'dir. Vücudu kalsiyum karbonattan meydana gelen bir zırhla örtülüdür. Geniş yüzgeçimsi kuyruğunu sallayarak geri geri yüzer. Yumurtalarını ve çıkan yavrularını gelişinceye kadar karınaltı bacakları arasında taşır.
Bu gibi bilgiler Allah'ın yarattığı güzellikleri düşünmek için birer vesiledir. Düşünen insanlar içinse hayvanlarda büyük ibretler vardır. Allah, bu gerçeği ayetlerinde şöyle bildirmektedir:
"Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten bir ayet vardır. Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…" (Nahl Suresi, 65-66)
SALYANGOZ

Salyangozlar, tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Denizlerde yaşayanlar alglerle beslenirler.Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için çok soğuk havalarda donarlar. Çok sıcak havalarda ise su kaybederek kuruyabilirler.
Salyangozun özel olarak tasarlandığı ve davranışı için gerekli bilgiye sahip olmadığı, ona ilham edildiği çok açıktır. Evreni ve içindeki herşeyi yoktan vareden, Üstün ve Güçlü olan Allah bu canlıyı da sahip olduğu tüm sistemlerle mükemmel bir yaratışla yaratmıştır. Allah yeryüzündeki milyonlarca canlı türünü örneksiz var edendir.
"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir." (Fatır Suresi, 2)
ALMIQUI

“Almiqui” olarak bilinen Solenodon cubanus böcekyiyen bir hayvandır.
"Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır" (Müminun Suresi, 21)
PULEX IRRITANS (İNSAN PİRESİ)

Sadece 3 mm. uzunluğunda olan Pulex irritans'lar (insan pireleri) 19.7 cm.'ye ulaşan yatay atlayışlar yapabilirler. Yani pireler kendi uzunluklarının 100 katından daha uzun mesafelere atlayabilmektedirler. Pireler bu eşsiz sıçrama güçlerini, "rezilin" denilen lastiksi bir proteinden elde ederler.
Tüm bunlar rastlantılarla açıklanamaz, aksine bu küçük canlının çok üstün bir akılla yaratıldığını ortaya koyar.
Rahman olan Allah, bu küçük canlıyı kusursuz organlar ve kusursuz davranışlarla yaratmıştır. Çünkü Rabbimiz, "Kusursuzca yaratan"dır. (Bakara Suresi, 54)
RHEOBATRACHUS KURBAĞASI

Avustralya'da yaşayan Rheobatrachus Silus türü kurbağaların dişisi, döllendikten sonra kendi yumurtalarını yutar. Yumurtalardan çıkan iribaşlar midede kaldıkları 6 hafta boyunca sürekli gelişir. Doğumda yavrular, annenin genişleyen yemek borusundan geçer ve ağzından çıkarlar.
Rheobatrachus Silus türü kurbağaların bu olağanüstü üreme yöntemi, evrim teorisini çok açık bir biçimde geçersiz kılmaktadır. Çünkü bu üreme sistemi, tamamen "indirgenemez kompleks" özelliğine sahiptir. Sistemin başarılı olabilmesi ve dolayısıyla kurbağanın üreyebilmesi için, bütün aşamaların eksiksiz olması şarttır. Annenin yumurtaları yutacak ve 6 hafta boyunca da başka hiçbir şey yemeyecek bir içgüdüye sahip olması zorunludur. Yumurtalar da, mide asitlerini etkisiz hale getiren sıvıyı salgılamalıdır. Öte yandan, yumurtalara yavruların 6 hafta boyunca beslenmesini sağlayacak büyük bir yumurta sarısı tabakası eklenmesi ya da doğum anında annenin yemek borusunun genişlemesi de şarttır. Bunların hepsi aynı anda gerçekleşmezse, üreme gerçekleşmeyecek ve kurbağanın soyu tükenecektir.
MANTA

Manta vatozu, kanatları (yüzgeçleri) 6.7 metreye ve ağırlığı da 1,350 kilograma kadar ulaşabilen en büyük vatoz cinsidir.
Yeryüzündeki hangi bitkiyi veya hayvanı incelersek inceleyelim, karşılaştığımız sonuç kusursuz bir yaratılış olacaktır. Bize düşen Allah'ın yarattığı deliller üzerinde düşünüp Rabbimize şükretmektir.
YAYIN BALIĞI

Yayın balığı, yumurtalarını genelde sığ sulardaki bitkilerin köklerine ve kamışlara yakın bir yerlere bırakır. Yumurtalar yapışkandır ve köklere yapışır. Dişi yayın balığı, yumurtalarını bıraktıktan sonra gider. Erkek balıksa orada kalıp bekçilik yapar.
İnsan gün içinde pek çok konu hakkında düşünür. İşiyle, okuluyla ilgili, işyerindeki veya sınıfındaki arkadaşları, ailesi ya da kendisi ile pek çok konu hakkında gün boyunca düşünür. Okuduğu kitaptaki ya da televizyonda gördüğü bir canlı hakkında düşünür. Bütün bunlar insanın zihnini meşgul eder. Ama asıl önemli olan gereği gibi, fayda sağlayacak şekilde düşünmektir. Sorular sorup bu soruların cevaplarını bulmaya çalışarak düşünmek asıl olandır.
SLENDER SORİS

İngiliz Çevre Örgütü tarafından korumaya alınan, 20 milyon yıl öncesine ait olan ve Sri Lanka'da yaşayan Slender Soris ismi verilen minik hayvan. Minik vücutlarına rağmen çok uzun kol ve bacaklara sahip olan bu hayvanların en önemli özelliği, ağaç gövdelerine sarılarak hiç kıpırdamadan saatlerce dinlenmeleri.
Allah, Kuran'daki pek çok ayette, insanın çevresindeki varlıklar, olaylar ve iman delilleri üzerinde düşünmesinin önemine dikkat çekmiştir:
"Sizin ilahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur; O, Rahman'dır, Rahim'dir (bağışlayan ve esirgeyendir). Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır." (Bakara Suresi, 163-164)
ATEŞ BÖCEĞİ
Ateş böcekleri uçmayan böceklerdir ve karın kısımlarında yeşil-sarı ışık üretirler. Yanıp sönmeyi ise hücrelerine nefes alma tüpleriyle sağladığı hava çeşitliliği ile kontrol ederler. Evdeki ampuller yüzde 10 verimle çalışırlar, %90’ı ise ısı olarak açığa çıkar. Buna karşın ateş böcekleri %100’lük bir verimle ışık üretirler.
Bu mucizevi sistemlerin kompleksliği düşünüldüğünde, Allah'ın kusursuz yaratışının delillerini kavrayabiliriz..
"Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir." (Bakara Suresi, 29)
PİGME SU AYGIRI

İlk kez 1841 yılında keşfedilen pigme su aygırları da küçük boyutları ve sevimli yüzleriyle bilinen su aygırlarından farklılık gösteriyor. Sierra Leone ve Gine´de yaşayan pigme su aygırlarının boyu 75 cm´yi geçmez, ağırlığı ise 160-270 kilodur. Yalnız yaşamayı seven ve yüzmeyen su aygırları da koruma altına alınan hayvanlar arasında.
STENOCARA BÖCEĞİ
Stenocara böceğinin su toplama sistemi, esas olarak sırtının özel tasarımına dayanır. Bu böceğin sırtı yer yer küçük tepeciklerden oluşan bir yüzeye sahiptir. Bu tepeciklerin aralarındaki boşlukların yüzeyi bir tür balmumu ile kaplı olduğu halde tepeciklerin zirvelerinde balmumu yoktur. Bu durum, böceğin suyu daha etkin bir şekilde toplayabilmesine olanak sağlar.
Her canlının Allah'ın kontrolünde olduğu bir ayette şu şekilde haber verilmiştir.
Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)" (Hud Suresi, 56)
|