BUKALEMUN

Bukalemunların bulundukları ortama göre renk değiştirebilmeleri son derece şaşırtıcı ve en az o kadar da estetik bir olaydır. Bukalemun öylesine üstün bir kamuflaj yeteneğine sahiptir ki, bu işi yapmaktaki çabukluğu ile insanı hayrete düşürür.
Bukalemun, derisinin altındaki kırmızı ve sarı renk taşıyıcılarını, mavi ve beyaz yansıtıcı tabakayı ve en önemlisi de rengini koyulaştıran "kramotofor" hücrelerini büyük bir ustalıkla kullanabilir.
Bu bilgiler üzerinde derinlemesine düşünmek, canlıların davranışlarının tesadüfen ortaya çıkamayacağını anlamak için yeterlidir.
ÇİFT HÖRGÜÇLÜ DEVE

Yerden hörgücünün tepesine kadar olan yüksekliği 2 metreyi bulan çift hörgüçlü devenin postu kahverengi, özellikle kışın sık uzun ve kaba tüylüdür. Sıfırın altında 30 – 40 derece gibi sert soğuklara dayanabilir.
Görüldüğü gibi, Allah develeri soğuk iklimlerde de yaşabilecekleri şekilde tasarlamış ve birçok özelliğiyle insanların faydasına sunmuştur. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
"Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz." (Nahl Suresi, 5)
DENİZATI

At kafasına benzeyen bir başı, uzayarak hortum biçimini almış burnu, küçük ağzı, birbirinden bağımsız hareket eden gözleri, kemik plakalarla kaplı vücudu, öne kıvrılan kavrayıcı kuyruğu ve yüzgeçleriyle denizatları, diğer balık türlerinden çok farklı bir canlı türü olarak denizlerde yaşamını sürdürüyor.
Onu diğer türlerden farklı kılan bir başka özelliği de göz yapısı: Gözleri birbirinden bağımsız hareket etme özelliğine sahip.
Ayrıca denizatları kendilerini av olmaktan kurtarmak için bukalemunlardan daha iyi renk değiştirebiliyor. Fakat denizde yaşamalarına rağmen çok da iyi bir yüzücü değiller. Denizde dikine doğru yüzen ve yüzme konusunda pek becerikli olamayan denizatları, bu yüzden, genelde kıyılara yakın bölgelerde yaşıyor.
35 civarında türü olan ve boylan 2 ile 35 cm. arasında değişen bu hayvanlar küçük karides ve diğer kabuklularla besleniyor.
Hamile erkekler!
Denizatları yalnızca ilginç fiziki özellikleriyle değil, erkekleri hamile kalan tek canlı grubu olma özelliğiyle de adeta doğanın diğer canlılara ilginç bir şakası olarak değerlendiriliyor. Denizatları gece çiftleşiyor ve bu çiftleşmeler mevsim boyunca devam ediyor. Denizatlarının erkeği, dişisinden aldığı yumurtaları saklayabileceği bir kuluçka kesesine sahip. Dişi bir denizatı, erkeğinin kesesine bir defada 1500 yumurta bırakabiliyor. Ayrıca önemli bir nokta da; çiftleşmenin başarılı olması için ikisinin de aynı boyda olmasının gerektiği... Aksi halde yumurtalar dışarıya dağılıyor.
Erkek denizatı, dişiden aldığı yumurtaları hem kendi vücudunda saklıyor, hem de onları döllüyor. Embriyo, kuluçka kesesinde bulunan kılcal damarlarla besleniyor.
Türlerine göre denizatlarının hamilelik süresi 10-42 gün arasında değişiyor. Döllenmeden sonra kuluçka kesesinin içi deniz suyuna benzeyerek yavruyu doğumdan sonra yaşayacağı ortama hazırlıyor. Erkek denizatı, gövdesini büküp yavruyu kuluçka kesesinden dışarı atarak doğumu gerçekleştiriyor.
PALYAÇO BALIĞI

Deniz şakayıkları zehirli kollara sahiptir. Eğer bir balık bu kollara değecek olursa kendinden geçerek ölür ve şakayığa yem olur. Başka balıkların yanaşamadığı bu zehirli kollar,palyaço balıkları için son derece güvenli bir yuva teşkil eder. Peki palyaço balığı nasıl olup da diğer balıklar gibi zehirlenmemektedir?
Palyaço balığının vücudu özel bir kimyasal madde ile kaplıdır. Bu madde, zehirin balığın vücuduna etki etmesini engeller.
Şüphesiz bir balık, bu kimyasal formülü bilecek bir akla ve bilgi birikimine sahip değildir. Çok açıktır ki, bu canlılar herşeyi yoktan var eden ve sınırsız bir akla sahip yüce Allah'ın eseridir.
HIRSIZ YENGEÇ

Hırsız yengeçler kendilerine yiyecek bulmak için ağaçlara tırmanırlar. Öyle ki, palmiye ağacının gövdesinin 15 metre yüksekliğindeki tepelerine dahi hindistan cevizi alıp yemek için tırmanabilirler. Tepeye eriştiklerindeyse, iri kıskaçlarıyla hindistan cevizlerini keserler. Hırsız yengeçlerin kıskaçları o kadar kuvvetlidir ki, bir metal parçasını bile kolaylıkla bükebilirler.
Canlılardaki bu üstün sistemler bizlere onların tasarlanmış birer yaratılış harikası olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadırlar.
PAPAĞAN BALIĞI

Papağan balıkları güçlü gagalarını kullanarak kayaları ve mercanları parçalayabilir ve alglerin en leziz kısmına ulaşabilirler.
"Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır." (Hud Suresi, 6)
YARASA BALIĞI

Kırmızı dudaklı yarasa balığı dünyadaki dört yüzgecinin üzerinde yürüyen tek balıktır. Yürümek için tasarlanmış yüzgeçleri, tuhaf görünüşlü burnu ve büyük kırmızı dudakları ile balığın son derece ilginç bir görünümü vardır.
Allah tüm canlıları yoktan var etmiştir ve herşey ancak O'nun emriyle hareket etmektedir. Allah bir ayetinde şöyle buyurur:
"Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi sarıp-kuşattığını bilip-öğrenmeniz için." (Talak Suresi, 12)
NAUTILUS

Nautilus'ün vücudunda 19 cm. çapında salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane "dalış hücresi" bulunur. Peki ama, Nautilus suyu boşaltmak için gerekli basınçlı havayı nereden bulur?
Nautilusun vücudunda biyokimyasal yolla özel bir gaz üretilir ve bu gaz, kan dolaşımı ile hücrelere aktarılarak hücrelerden suyun çıkması sağlanır. Bu şekilde Nautilus avlanırken ya da düşmanlarından kaçmak için daha derine inebilir veya yüzeye çıkabilir.
Doğadaki canlıların tümü kusursuz bir plan, düzen ve tasarım ürünüdür. Bu tasarım, herşeyi örneksiz yaratan, her güzelliğin kaynağı, tüm varlıkların sahibi olan Allah'ın üstün ve benzersiz sanatıdır. Allah'ın kusursuz yaratmasının delillerinden biri de bilim adamlarını hayrete düşüren Nautilustur.
BALON BALIĞI

Balon balığı Güneydoğu Asya'nın sıcak denizlerinde yaşar. Bu balık gözlerine çok fazla ışık gelince bir tür "kimyasal güneş gözlüğü" takmaktadır. 2.5 cm. uzunluğundaki bu balığın gözlerinde fotokromik merceklere benzer bir özellik vardır. Bu merceklerin rengi ışığa göre açılır veya koyulaşır.
Zehirli olan Balon balıkları diğer sualtı canlılarına kolay av olmamak için suyla kendilerini futbol topu büyüklüğüne gelene kadar şişirebilirler.
Kuşkusuz Balon balığındaki bu tasarımı, yüce Rabbimiz belli bir plan dahilinde kusursuz olarak yaratmıştır.
PALAMUT BÖCEĞİ

Palamut böceği, meşe palamuduna bağımlı yaşar. Böceğin kafasından oldukça uzun bir boru uzanır. Gövdesinden bile daha uzun olan bu borunun ucunda da minik fakat çok keskin bir testere dişi bulunur. Böcek palamuda sondaj yapar ve içindeki meyveyle beslenir. Delme işlemi tamamlandığında, böcek açılan delikten içeri bir tane yumurta bırakır. Yumurta, annesinin palamut içinde açtığı kanalın içine yerleştikten sonra larva halini alır. Larva palamutla beslenir.
ARMADİLLO

Güney Amerika'da yaşayan Armadillo denen bu canlılar bütün vücutlarını kaplayan zırhları nedeniyle çok ilginç bir görünüme sahiptirler. Böcek yiyerek beslenen bu canlılar genellikle yiyeceklerini toprağı kazarak ararlar. Armadillolar çok iyi bir koku alma duyusuna sahiptirler.
TEMİZLİKÇİ KARİDES

Resimdeki canlı, pek çok çeşidi olan temizlikçi karidestir. İki uzun beyaz anteni olan karides, balığın üzerine yerleşir yerleşmez, balık sabırla derisinin ya da yarasının üzerindeki parazitlerin yenmesini bekler. Temizlikçi karides, rahatsızlık verici parazitleri almak için balığın ağzının içine bile girebilir. Böylece kendisi de besinini almış olur.
Bu canlıları tek bir yaratıcı yani Allah yaratmıştır. Doğada sayısız örnekleri olan bu uyum hiç kuşkusuz ki çok üstün bir aklın ürünüdür. Sonsuz akıl sahibi olan Allah, her iki canlıyı bu özellikleriyle birlikte yaratmıştır.
UÇAN SİNCAP

Uçan sincaplar bir ağacın en uçtaki dalından 4 metre uzaktaki bir başka ağacın dalına rahatlıkla atlayabilirler. Havada uçarken de kollarını ve bacaklarını açarak adeta bir planör gibi hareket ederler. Bu esnada yassılaşan kuyrukları ise hem dengelerini sağlar hem de yönlerini ayarlayan bir dümen görevi görür.
Peki ama sincap bu zor hareketleri nasıl başarmaktadır?
Tüm bunlar sincabın arka ayaklarını, mesafeleri çok iyi ayarlayabilen keskin gözlerini, güçlü pençelerini ve denge kurmasına yarayan kuyruğunu kullanması sayesinde olur. Peki hiç düşündünüz mü, sincaba bu özellikleri veren kimdir? Sincap bu şekilde yaşaması gerektiğini nereden biliyor? Sincapların ailece ellerine cetvel alıp ormandaki her ağacın boyunu veya ağaç dallarını ölçmeleri mümkün olmadığına göre, sincaplar ağaçtan ağaca atlarken mesafeleri nasıl ayarlıyorlar? Ayrıca, sincaplar nasıl hiç bir yerlerini sakatlamadan ya da yaralanmadan bu kadar hızlı hareketlerle atlayıp zıplayabiliyorlar?
Elbette bunları yapanlar sincapların kendileri değildir. Hiç kuşkusuz bu sevimli hayvanları sahip oldukları bütün özelliklerle birlikte yaratan ve onlara bunları kullanmayı öğreten yaratıcımız olan Allah'tır.
"... türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır." (Casiye Suresi, 4)
|